Dilimiz Bozuluyor
Dilimizin bozulmasına neden olan şeylerin başında insanımızın kendi ana dili hakkında yeterli eğitim almamış olması geliyor. Ben de zaman zaman yazılarımda dil kullanım hataları yapıyorum. Son zamanlarda daha duyarlı oldum. Eski hataları “bildiğim ve yapabildiğim kadarıyla” tekrarlamamaya çalışıyorum.
Blogcuların yazılarında sık rastladığım hatalar:
1- Gereksiz yere devrik cümle kullanıldığı çok. Devrik cümle ancak gerektiği zaman kullanılmalıdır. Cümlede vurgulamak istediğimiz kelimeye göre bunu yapabiliriz. Ama yazı yazma esnasında, bir cümle kurup kelimeleri sırayla yazarken bir kelimeyi son anda hatırlayıp en sona yazmak uygun olmaz. Üşenmeyip cümle içindeki uygun yere yazmak gerekir.
2- Çoğul eklerini isim türü kelimelerde ve fiil çekimlerinde kullanırız. Fiil çekimlerinin çoğul yapılmasında çok sık hata yapıyoruz. Konuşma dilimizde neredeyse hiç yapmadığımız bu hata yazı dilini kullanırken sıkça yapılıyor. Blogcuların yazılarını okuyorum görüyorum ki herkes birbirinden görüp aynı hatayı benimsiyor.
Yanlış örnek: Almanlar çok bira içiyorlar.
Cümlede özne var ve çoğul. Bu durumda fiile çoğul eki koyulmaz. Bu cümle şu şekilde olmalıydı: “Almanlar çok bira içiyor.”
Doğru örnek: Almanlar buraya sık gelir. Çok bira içiyorlar.
Cümlede özne yoksa, gizli özne çoğul ise fiile çoğul eki koymak gerekir.
Bir cümlede özne çoğul ise fiil çoğul eki almaz. Ama cümlede özne yoksa (dolayısıyla gizli özne vardır) bu durumda gizli özne çoğul ise fiil çoğul eki alır.
3- Herkes: Tekil bir kelimedir ama nedense bazılarımız bunu çoğul sanıyor.
“Herkes sıraya giriyorlar” derken iki hata birden yapılıyor. Birincisi “herkes” çoğul değildir, ikincisi “herkes” çoğul olsa bile cümlede çoğul özne varken fiile çoğul eki getirilmez.
4- Cümlede sayı ve miktar bildiren sıfatlar varsa, o bahsedilen varlıklar çoğul halde kullanılmamalıdır.
Yanlış örnek: Orada çok sandalyeler vardı.
Doğrusu: Orada çok sandalye vardı.
Dilimizi yanlış kullanarak bozduğumuza dair çok örnek var. Saymakla bitmez.
Etiketler: çoğul eki, devrik cümle, herkes, sayı sıfatları
March 1st, 2008
saat: 7:41 pm
Herkesle ilgili olarak dikkatimi çeken bir şey daha var. Bir çok kişi “herkes”e “herkez” diyor
March 12th, 2008
saat: 5:08 am
Merhaba, yine ben!
Bu yazıdaki ikinci noktaya ek olarak:
Özne-Yüklem Uygunluğu
Genellikle özne ile yüklem arasında tekillik - çoğulluk ve kişiler bakımından uygunluk bulunur. Örneğin, özne tekilse yüklem de tekil; özne çoğulsa yüklem de çoğul olur.
Ben (tekil) çok kitap (tekil) okurum. (Uyum var.)
Arkadaşım (tekil) dondurma (tekil) sever. (Uyum var.)
Amcamlar (çoğul) seyahate çıktılar (çoğul). (Uyum var.)
Müfettişler (çoğul) okulları teftiş ettiler (çoğul). (Uyum var.)
Bizleri uğurladı (tekil). (Gizli özne “O” (tekil)-uyum var.)
Mehmet ve ben (çoğul) okula gittim (tekil). (Uyum yok.)
Özne hangi kişi ise, yüklem de o kişinin ekini alır.
Biz (çoğul kişi) böyle olaylara kulak asmayız (çoğul kişi).
Sen (tekil kişi) en çok oynamayı seversin (tekil kişi).
Bazı hallerde çoğul öznelerin tekil yüklemleri olabilir. Bu durumlar şunlardır:
a) Organ adları özne olduğunda:
Bacaklarım (özne) ağrıyor (yüklem).
Gözlerim (özne) iyi görmüyor (yüklem).
b) Mastarların çoğulları özne olursa:
Görüşmeler (özne) iyi geçti (yüklem).
Çalışmalar (özne) hızlandı (yüklem).
c) Cansız varlıklar özne olursa:
Sular (özne) kesildi (yüklem).
Kitaplar (özne) kapansın (yüklem).
d) Bitki ve hayvanlar özne olursa:
Yapraklar (özne) dökülüyor (yüklem).
Bahçedeki ağaçlar (özne) kurudu (yüklem).
Kuşlar (özne) göç eder (yüklem).
(Buna istisna hayvan ya da bitkilerin insan özellikleri gösterdiği durumlar (fabllarda konusan hayvanlar, örneğin).
e) Zaman adları özne olursa:
Saatler (özne) ne çabuk geçti (yüklem).
Günler (özne) uzadı (yüklem).
f) İnsanlar bir topluluk olarak düşünülüyorsa
İşçiler (özne) grev yaptı (yüklem).
Türkler (özne) kahramanlıklarıyla meşhurdur (yüklem).
Kaynak: http://www.fono.com.tr
Saygılarımla
Elif
*****
Cevap:
Türkiye’de dil çalışmaları gerektiği gibi gelişmemiştir. Bu sınıflandırmaları biliyorum ama pek saygı duymuyorum. Kendisine resmi bir görev verilen adamın biri oturmuş “şu şöyledir bu böyledir” diye dilbilgisi kitabı yazmış. Yazdıkları açısından bu gibi kişiler otorite kabul edilmiş. Neye göre buna karar veriyorlar?
Bin yıl işlenmemiş bir dil 70 yılda ne kadar işlenebilir, her şey ne ölçüde yerli yerine koyulabilir? Yine de belki yapılabilirdi, ancak yapılamamış, başarılı olunamamış.
-Dedelerim 30 sene önce ölmüş.
-Çocuklar bütün işleri bitirdi.
-Bütün ölüler defnedildi.
Bu üç örnekte fiillerin sonlarına çoğul eki koysak anlatımlar hiç de estetik olmaz. Türkçemiz sadelik gerektiren bir dil. Yapısı böyle. Ama bazı durumlarda cümle içinde öznenin de fiilin de çoğul olması gerekebiliyor. Anlamda bulanıklık olmasın, cümlenin şiir gibi bir ahengi olsun diye bazen buna baş vurulabilir.
Yazdığınız kuralları kendilerine “uzman” yakıştırmasında bulunulan kişiler oluşturmuş diye onlara gözü kapalı inanmamız gerekmez. Osmanlı devletinin son zamanlarında ve yeni cumhuriyetimizin ilk yıllarında Fransızca bilen bazı yazarlarımızın Fransızcadan etkilenerek yazdıkları eserlerinde dilimizi yanlış kullanmış olduklarını biliyoruz. Sanıyorum kendilerine dilbigisi kitapları yazma görevi verilen kişiler o yazarların dillerini değerli kaynak gibi gördüler. Normalde “bu konuda” dilimizin bir doğallığı vardır. Bu doğallık zoraki kurallarla değiştirilemez. Değiştirilmemeli. Anlatımlarda ahenge ve estetiğe önem verilmeli.
March 12th, 2008
saat: 5:11 am
Yukarıda iki hata yapmışım kesip yapıştırırken.
6. ve 7. örnekler şöyle olmalı:
Mehmet ve ben (çoğul) okula gittim (tekil). (Uyum yok.)
Biz (çoğul kişi) böyle olaylara kulak asmayız (çoğul kişi).
*****
Cevap:
İstediğiniz düzeltmeleri yaptım.
Ama şu cümlede iki dehşetli hata var: “Mehmet ve ben (çoğul) okula gittim (tekil).”
Birincisi:
“Ve bağlacı” Türkçemizde yoktur. Geçtiğimiz yüzyıllarda Arapçadan “yazı dilimize” geçmiştir ve yazı dilimizde kalmıştır, konuşma dilimize geçmemiştir.
İkincisi:
Fiil yanlış kullanılmış.
“Mehmet’le ben okula gittik.” şeklinde olmalıydı.
“Ben” zamiri cümlenin başına gelirse, ki konuşma dilimizde bu durumda ben zamiri genellikle gizli özne olarak kalır, o zaman şöyle olur:
“Mehmet’le okula gittim.”
Her iki durumda da ben zamiri gizli özne olarak kalabilir. o zaman şu ikisi doğrudur:
Mehmet’le okula gittim.
Mehmet’le okula gittik.
Ayrıca, cümlede özne ne şekilde vurgulanıyorsa ona göre değişir:
1- “Ben” ne yaptım: Mehmet’le okula gittim.
2- Mehmet ile “birlikte” ne yaptık: Mehmet’le okula gittik.
Bu arada, yanlış dediğim örnek şu manada olur ise doğru olur:
Mehmet ile “kimin” okula gittiğini vurgulamak istiyorsam:
Mehmet’le “ben” okula gittim.
Bu kadar.
Görüyorsunuz işte dilbilgisi kitaplarımız kimlere yazdırılıyor!!
Emek verip gösterdiğiniz ilgiden dolayı tekrar çok teşekkür ederim. Benim de Türkçem aslında çok iyi değil. Böyle uzman (!) kişilerin yazdığı kitaplarla ve de “yaptık oldu” mantığıyla verilen eğitimle ne yazık ki okullarımız her konuda son derece yetersiz. Ben şimdi kendi duyarlılığımla ve araştırmalarımla, sentezlerimle kişisel olarak bir şeyler öğrenmeye gayret ediyorum.
June 9th, 2008
saat: 5:54 pm
Merhaba,
sitenizi yeni gördüm, ilginç konular mevcut, teşekkürler paylaştığınız için.
Bu yazınızda ilk cümleniz dikkatimi çekti:
“Dilimizin bozulmasını sağlayan şeylerin başında…”
Dilimizin bozulması istemediğimiz, olumsuz bir olgu ise eğer,
“sağlayan” yerine “neden olan” dememiz daha doğru olacaktır.
Böylece anlam çelişkisi (olumlu/olumsuz) ortadan kalkar.
İyi günler dileklerimle.
June 9th, 2008
saat: 5:58 pm
Çok teşekkür ederim. Bu hatama üzüldüm. Sanki anadili Türkçe olmayan biri sözlüklere bakarak yazmış gibi. Şimdi o hatayı hemen düzeltiyorum.
June 21st, 2008
saat: 12:04 am
Sizinde dediğiniz gibi dilimizi yanlış kullanıyoruz. Buna bende dahil. Ufak hatalar tabiki olabilir ama biz hata yapma payını aşmaya başladık. İşlevsellik ve anlam bakımından zengin güzel dilimizi yanlış kullanmaya başladık hatta türkçe yerine kelimelerinin ingilizcelerini yazıyoruz. İngilizce kelimeler trkçe karşılığı olmadığı zaman kullanılmalı. Bide bazı kişiler bu olayı bence abartıyor. Tamam dilimizi düzgün kullanmalıyız ama internete kullandığımız bazı kısaltmaları bilene durdurmamız isteniyor. S.a(selamun aleykum) kib (kendine iyi bak) gibi kısaltmaların dilimize bir zararı olacağını düşünmüyorum. AMA kısaltmaların kullanacağı yerler önemli internet sitelerinde bu tür kısaltmalar kullanılmamalı ama anlık sohbetlerde kullanıla bilir zaten konuşurkende kısaltma kullanacak değiliz.
June 21st, 2008
saat: 12:08 am
Sadece çet yaparken kısaltmalar gerekebilir. Ama blog yazılarında ve yorumlarda olması hiç güzel değil. Ben yorum yazarken dikkat ediyorum. Bazen cümlelerin baş harflerini büyük yazmayı ihmal edebiliyorum. Bu ise nadiren oluyor.