<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Türkçe, Dilbilgisi, Dillerin Yapısı</title>
	<atom:link href="http://dilbilgisi.alivesitesi.com/index.php/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://dilbilgisi.alivesitesi.com</link>
	<description>Diller hakkındaki merak ve gözlemlerim...</description>
	<pubDate>Mon, 09 Jun 2008 14:59:28 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.5.1</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Güllü Tekerleme</title>
		<link>http://dilbilgisi.alivesitesi.com/gullu-tekerleme/</link>
		<comments>http://dilbilgisi.alivesitesi.com/gullu-tekerleme/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 May 2008 18:56:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Dilde ilginç Kullanımlar]]></category>

		<category><![CDATA[gül ile ilgili tekerleme]]></category>

		<category><![CDATA[tekerleme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://dilbilgisi.alivesitesi.com/?p=38</guid>
		<description><![CDATA[Aşağıdaki iki satır bence bilinen anlamda tekerleme değil.
Bu iki satırı yazısının altına ekleyen kişi “tekerleme” gibi düşünerek ezberlemiş olduğunu belirtmiş.
Ben onun yazısından bu iki satırı buraya alınca bu yazımın başlığını “güllü tekerleme” diye yazdım..
Söz konusu iki satırı aldığım sayfanın linki: &#62;&#62;&#62; Ve güller&#8230;
Ve işte bana çok ilginç gelen o iki satır:
Gül gül dedi bülbül güle gül [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aşağıdaki iki satır bence bilinen anlamda tekerleme değil.<br />
Bu iki satırı yazısının altına ekleyen kişi “tekerleme” gibi düşünerek ezberlemiş olduğunu belirtmiş.<br />
Ben onun yazısından bu iki satırı buraya alınca bu yazımın başlığını “güllü tekerleme” diye yazdım..</p>
<p>Söz konusu iki satırı aldığım sayfanın linki: <a title="gül ve gülllere hasret hakkında bir yazı." href="http://serguzest.wordpress.com/2008/05/12/ve-guller/">&gt;&gt;&gt; Ve güller&#8230;</a></p>
<p>Ve işte bana çok ilginç gelen o iki satır:<br />
<span style="color: #ff0000;">Gül gül dedi bülbül güle gül gülmedi gitti<br />
Bülbül güle gül bülbüle yar olmadı gitti</span></p>
<p>Ne anladınız? Anlayamadıysanız şimdi bir daha okuyun.</p>
<p>Hâlâ anlayamadınız mı? Dikkatle bir daha okuyun düşünün.</p>
<p>Yine de anlayamadıysanız aşağıdaki açıklamalarımı okuyun.</p>
<p>Birinci satır:<br />
<span style="color: #ff0000;">“Gül gül dedi bülbül güle gül gülmedi gitti”</span><br />
Açıklama: Bülbül güle “gül gül!” demiş. Yani gülsene gülsene diyor. Gülmesi için ısrar ediyor. Ama gül bir türlü gülmüyor. Bülbül ne yapsa boş.</p>
<p>İkinci satır:<br />
<span style="color: #ff0000;">“Bülbül güle gül bülbüle yar olmadı gitti”</span><br />
Açıklama: Bülbül güle yar olmamış. Gül de bülbüle yar olmamış. Her şeye rağmen bir türlü birbirlerine yar olamamışlar.</p>
<p>Bu arada aklıma gelmişken: Gül ile ilgili yazımı okumak isteyenler buraya tıklayabilir:<br />
<a title="gül bitkisi hakkında bilgiler" href="http://bitki-cicek.alivesitesi.com/gul-yetistirmek/"><strong>Gül Yetiştirilmesi ve Bakımı</strong></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dilbilgisi.alivesitesi.com/gullu-tekerleme/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Reddiye-i Lugat-i Osmaniyye</title>
		<link>http://dilbilgisi.alivesitesi.com/reddiye-i-lisan-i-osmanli/</link>
		<comments>http://dilbilgisi.alivesitesi.com/reddiye-i-lisan-i-osmanli/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 May 2008 02:15:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[osmanlıca]]></category>

		<category><![CDATA[harf devrimi gerekli miydi]]></category>

		<category><![CDATA[osmanlıca dil mi]]></category>

		<category><![CDATA[osmanlıca düşmanlığı]]></category>

		<category><![CDATA[osmanlıcadaki zorluk]]></category>

		<category><![CDATA[türk dil kurumuna tepkiler]]></category>

		<category><![CDATA[türkçe ihmal edildi]]></category>

		<category><![CDATA[türkçe kelime türetmeye itirazlar]]></category>

		<category><![CDATA[türkçe uydurma kelimeler]]></category>

		<category><![CDATA[yeni türkçe sözler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dilbilgisi.alivesitesi.com/reddiye-i-lisan-i-osmanli/</guid>
		<description><![CDATA[Başlık yanlış oldu galiba  ama bu yazı Osmanlıcanın Türkçe ve Arapça dışında suni bir dil olduğunu anlatmaya çalıştığım bir yazı olduğundan dolayı Osmanlıca başlık yanlış olsa da olur. Başlığın anlamı şu olacaktı: Osmanlıca diline itiraz niteliğinde yazı. &#8220;Red&#8221; sözcüğü ne manaya geliyor biliyorum. Reddiye ise itiraz belirtme yazısı / açıklaması anlamında kullanılabilir herhalde.
Bu yazım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Başlık yanlış oldu galiba <img src='http://dilbilgisi.alivesitesi.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> ama bu yazı Osmanlıcanın Türkçe ve Arapça dışında suni bir dil olduğunu anlatmaya çalıştığım bir yazı olduğundan dolayı Osmanlıca başlık yanlış olsa da olur. Başlığın anlamı şu olacaktı: Osmanlıca diline itiraz niteliğinde yazı. &#8220;Red&#8221; sözcüğü ne manaya geliyor biliyorum. Reddiye ise itiraz belirtme yazısı / açıklaması anlamında kullanılabilir herhalde.</p>
<p>Bu yazım bir sitedeki bir yazıya yorum olacaktı. Uzun olduğu için yorumumu buraya aldım. Söz konusu yazıyı okumak isteyenler buraya tıklayabilir:<br />
&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt; <a title="oturgaçlı götürgeççiler yazısı.. Suat bey tarafından yazılmış.." href="http://www.dusunceler.org/dusunce/2008/05/06/oturgacligoturgecciler-yine-isbasinda/">Oturgaçlı Götürgeç&#8217;çiler Yine İşbaşında</a></p>
<p>Biraz karışık gibi gelebilir. Devam içinde bütünlük sağlamaya çalışmak zor olduğu için maddeler halinde numaralandırmayı düşündüm.</p>
<p class="MsoNormal"><span style="color: #ff6600;"><strong>Dikkat: Aşağıdaki maddeler Suat Bey’in yazısına direkt eleştiri mahiyetinde değildir; muhalefet de yoktur. Onun yazısına ve yazısına gelen bütün yorumlara göre fikirlerimi yazdım. Ayrıca söz konusu yazı ve aldığı yorumlarla ilgili olmayan görüşlerim de var. Aslında oraya bir yorum değil, oradan esinlenilerek yazılmış ayrı bir yazı gibi de değerlendirilmeli.<br />
</strong></span></p>
<p>1- Türk Dil Kurumu&#8217;na ben de çoğu zaman karşı olmuşumdur. Ama yazınıza ve gelen yorumlara büyük ölçüde katılamıyorum.</p>
<p>2- Bu arada unutmadan bir şeyi bildireyim: &#8220;çokoturaklı götürgeç&#8221; gibi saçmalıkları Türk Dil Kurumumuz yapmamıştır. Başka işgüzarların yaptıkları bu saçmalıklar yanlış olarak Türk Dil Kurumu tarafından yapılmış sanılıyor.</p>
<p>3- Şu unutulmamalı ki Osmanlıca bir yazı diliydi. Arap alfabesi ise (ben Arapça kurslarına gitmişimdir) evet Arapça için her şeyiyle mükemmel bir alfabe ama Türk dili için uygun değil. Veya Türkçe Arap alfabesine uygun değil.</p>
<p>4- En fazla yüz yıl kadar önceki kitaplara, dergilere bakarsanız bir kısmı o zamanın iyi eğitim alamamış halkının anlayacağı sade bir Türkçe ile yazılmıştır. Onları okuyabilmek kolay. Arapçanın (ve Osmanlıcadaki Arapça kelimelerin) bir özelliği var ki, o alfabe ile okuma yazma bilseniz bile o dili bilmiyorsanız yazıları okuyabilmek için hareke adı verilen işaretlere ihtiyaç vardır. Bu işaretler ise sadece kuranı kerimde kullanılır. Osmanlıca yazılmış bazı kitaplarda da kullanıldığı olmuştur ama genelde kullanılmazdı. Kullanılmayınca da iyi bir eğitim almamış kişiler okuyamazdı. Harekeler yardımıyla okuyabilseler bile bu sefer anlamlarını bilmezlerdi.  Gerçek Osmanlıca o zamanın sıradan halkı için dahi neredeyse yabancı bir dil gibiydi. Aydınların, bilginlerin ve iyi derecede eğitim almış kişilerin anlayabileceği kullanabileceği bir dildi.<br />
Çünkü Arapçadan dilimize geçen her kelime orijinal haliyle yazılırdı. Yazılışı başka, bizim telaffuzumuz başka. Bu durumda iyi eğitim almayan kişiler okuma yazma bilseler dahi okuyamazlardı. Küçük bir örnek: Kulağa basit gelen bir “ismet” sözcüğünün başında ayn harfi var, ortada sad harfi var. “ismet” hareke de olmadan yazılmışsa kimin aklına gelir orada ismet yazdığı? Bana arap harfleriyle ismet yaz deseler aynyerine elif, sad yerine sin harflerini kullanırım. O yazıları okuyabilmek için ya Arap olmak gerekiyordu ya da iyi bir eğitim seviyesine sahip olmak gerekiyordu. Kim bilir belki de “Anladıysam Arap olayım!” sözü bu tür sorunlardan türemiştir!</p>
<p>5- Yine de ben harf devrimini sonuna kadar savunmuyorum. Göreceli bir mesele. Bir de Japonları düşünelim. Çok zor ve çok teferruatlı bir alfabeleri var. Onlar Latin alfabesine geçmediler de geri mi kaldılar? Demek ki her şeyin başı sağlıklı ve ciddi bir topyekûn eğitimdir. Harf devrimini sonuna kadar savunmuyorum ama dilimize en uygunu şimdiki halidir diye düşünüyorum.</p>
<p>6- Reis-i cumhur, meclis-i mebusan gibi tamlamalar hiçbir şekilde Türkçe değil.. alfabe uygun değil.. bir sürü uygunsuzluk var.</p>
<p>7- Osmanlıca yazı dilindeki sözcükler elbette yazı dilini kullananların konuşmalarına da aksediyordu tamam ama eğitimsiz halkın anlayabildiği bir şey değildi. Yani zaten halka inememiş bir yazı diliydi.</p>
<p>8- Türk dilinin yapılandırılması ise ayrı bir konu. İngilizce, Fransızca gibi diller yüzyıllar boyunca ince ince işlenilerek bugünkü mükemmel işlevselliğe sahip hale gelebildi. Diğer yorumlarda sadece kelime hazinelerinin zenginliğine değinilmiş, dilin özgün yapısına değinilmemiş, buna dikkatinizi çekerim.</p>
<p>9- Bizim dilimizin çok eskilere dayanan (Arap dilinde olduğu gibi) sapasağlam bir kökü vardır. 1000 küsur yıl ihmal edilmiş, yazık olmuş. Arapçada belki bilirsiniz kelime kalıpları vardır. Arap dili yeni kelime türetmeye son derece uygun bir dildir. Gerçekte Türkçemiz de öyledir ama bin yıllık bir ihmal var. Bizim Osmanlılar Türkçeyi bırakmış, yeni kelime oluşturmak gerektiği zaman Arapların bile bilmediği yeni Arapça kelimeler türetmişler Osmanlıcayı kelime hazinesi bakımından zenginleştirmeye çalışmışlar. Bütün bunların yanlışlığı kabul edilmeli. Türkçemiz her şeye müsait iken terk edilmiş nelerle uğraşılmış. Sen kendi dilini bırak, halkının anlamayacağı bir dili halka dayat. Bunda en küçük bir mantık göremiyorum. Hem Arapçaya ihanet hem Türkçeye ihanet.</p>
<p>10- Cumhuriyetimizin kuruluşundan sonra harf devrimi dil devrimi gibi bazı açılardan gerekli bir işlemden sonra Türkçemiz gereken şekilde işlenmeye çalışılacağına neler yapılmış: sadece yazı dilinde kullanılan Osmanlıca kelimeleri dilimizden ayıklamak şöyle dursun, halkımızın içselleştirdiği Osmanlıca sözcüklere dahi savaş açılmış. İşin burası düpedüz kültürel bir düşmanlıktır başka izahı olamaz diye düşünüyorum. Niçin? Çünkü kaybettirilen kelimelerin yerlerine alternatifleri dahi getirilmemiş. Cevap yerine yanıt, sebep yerine neden gibi sayılı üç beş yeni kelime ile kendi kendilerini avutmuşlar. İşte burası söz konusu çalışmaların en çirkin aşaması. Yukardaki bir yorumda bulunan N. Ataç&#8217;ın çirkin bir sözü de burayla ilgili.</p>
<p>11- Şimdi ben İngilizceden Türkçeye tercüme ederken devamlı Türkçe karşılığı olmayan kelimelerle karşılaşıyorum. Osmanlıcada karşılıkları var evet. Ama halkımız bilmiyor. halkımızın bildiklerini ise aşağılık kompleksine sahip yayınevleri yasaklıyor!!<br />
Bir arkadaşım bir çevirisinde &#8220;sandalye&#8221; sözcüğünü kullanmış, yayınevi sahipleri onu &#8220;iskemle&#8221; ile değiştirmiş. Arkadaşım demiş ki ama bu da öz Türkçe değil (Rumcadan geliyor)! Verdikleri saçma cevap: Evet ama en azından Türkçedeki sesli harf uyumuna uygun!!</p>
<p>12- Kısacası onların yaptıkları çok yanlış ama sizin bu kadar çok yönlü tepkiniz de yanlış. Biri ifrat biri tefrit diye görüyorum.</p>
<p>13- İslam dinini yaşamak isteyenler Arapça öğrensin. Bu kesin gereklidir zaten. Kuranı anlamaya yönelik derecede Arapça birkaç aylık bir çalışma gerektirir. Birkaç yüz kelime, az biraz dilbilgisi ile tamamdır neredeyse.</p>
<p>14- Türkçemiz Türkçe kalsın. Sebep yerine &#8220;neden&#8221; demek gibi yeni öz Türkçe kelimeler oluşturulmasının neresini yanlış buluyorsunuz anlamadım. Bunlar da dursun, yeni kelimeler oluşturulsun. Yazı dilimize zenginlik katıyor. Peş peşe iki cümlede &#8220;sebep&#8221; sözcüğünü tekrarlamaktansa sonrakinde &#8220;neden&#8221; kelimesini kullanırsınız zenginlik olur. Benim burada kelime ve sözcük üzerine yaptığım gibi.</p>
<p>15- Bilirsiniz eski Türk tasavvuf büyüklerimiz eserlerinde Allah’tan bahsederken Allah lafzının yanı sıra Yezdan, Çalap, Halik, Huda, Hak, Mevla, Tanrı gibi üç ayrı dilde “Allahın isimlerini ve sıfatlarını kullanmışlardır, Anlatımda zenginlik olsun diye ve/veya mana gereği her cümlede Allah dememişlerdir. Günümüzün bazı mini beyinli yayımcıları ise o eserleri günümüz Türkçesine çevirirken sadece “Tanrı” diyip işin içinden çıkıyorlar. Ellerinden gelse milletin Allah demelerini bile yasaklayacaklar!</p>
<p>16- Televizyonda bazı yerli dizilerde Doğu Karadeniz, Trakya vs. halklarının yerel aksanları, köy yaşamları filan gerçekçi bir şekilde canlandırılmaya çalışılıyor. bazı sahnelerde o köylülerin “inşallah” demek yerine “umarım” demelerini kaç kişi doğal buluyor acaba? Filmi her şeyiyle o halkların doğasına uygun yapmaya çalışmışlar güya ama çirkin niyetlerini de işin içine katmadan edememişler.</p>
<p>17- Dillerin özgün yapısı ile kelime hazinelerini birbirlerine karıştırmayalım. Sözcükler yabancı dillerden dilimize geçebilir, buna engel olunamaz. Türkçemiz Arapça ve Farsça kelimelerden asla tam anlamıyla arındırılamaz. “herkes” Farsça, “defter” Farsça, .. kitap, kalem Arapça.. “ve” bağlacımız bile Arapça… “ki” bağlacımız Farsça..<br />
Haydi hodri meydan: “ve” bağlacının Türkçesini ve “her” sıfatının Türkçesini yapsınlar bakalım!<br />
Ama dilin gramer adı verilen yapısının en başta geliştirilmeye büyük ihtiyacı var, esas bu sorunun üstüne gidilmeli.</p>
<p>18- Osmanlıca artık geçmişte kaldı. Biz şimdi dilimizi nasıl kalkındırabiliriz ona bakalım. Türkçemizde henüz dilbilgisi kuralları gerektiği gibi geliştirilemedi yerine oturtulamadı. Bu yönde çok ama çok açıklarımız eksiklerimiz var. Bunların üstünde durulmalı. Bazılarının yabancı kökenli kelime düşmanlığı ile sizin yeni kelime düşmanlığınız aynı şey ve de böylelikle bir yere varılmaz. Ben sizlere inat her kelimeyi kullanıyorum. Benim gibi düşünenler çoğunlukta ayrıca. <img src='http://dilbilgisi.alivesitesi.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>19- Peygamber efendimizin bir hadisinin bir cümlesi: “Kolaylaştırınız zorlaştırmayınız…”<br />
Arapça güzel, sade bir dil. Hem çok sade hem çok zengin, mucizevî bir dil. Türkçemiz de kendine has matematiksel gibi kuralları olan çok güzel bir dil. Her iki dil de çok eski zamanlara dayanan kökleri olan gerçek dillerinden.<br />
Osmanlıca ise Arapça ve Farsça çoğunlukta olarak az bir parça Türkçeye izin verilen karma bir dil, karma karışık bir dil, suni bir dil idi. Böyle gereksiz bir zorluğu göze alacaklarına halka Arapçayı zorunlu ikinci dil olarak öğretselerdi, Türkçeyi ihmal etmeselerdi çok hayırlı bir iş yapmış olacaklardı. Her müslümanın Kuranı duyunca anlayabilmesi gerekir. Hadisleri Arapça olarak anlayabilmesi gerekir. Osmanlılar bunu hiç düşünememiş. Her şeyi zorlaştırmış.</p>
<p>20- Ayrıca tespitlerime göre eskiden her yazarın / fikir adamının / İslam âliminin Osmanlıca kelime hazinesi farklı farklı imiş. Bu da ayrı bir zorluk, ayrı bir çıkmaz. Said Nursi Osmanlıcası, Atatürk Osmanlıcası, Ömer Nasuhi Bilmen Osmanlıcası.. Bunlar gerçekten birbirlerinden çok farklı. Ama bir de şu var: Bugün kimse kolay kolay bu adı geçen kişilerin sahip oldukları kadar kelime hazinesine sahip olamaz!! Ne kadar fazla kelime biliyorsan o kadar engin düşünebilirsin!</p>
<p>21- Yazımı çelişkili bulabilirsiniz ama tarafsız ve adilane yazmaya çalıştım. Zıtlıklar olacak. Önemli olan zıtlıklardan güzellikler çıkarabilmektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dilbilgisi.alivesitesi.com/reddiye-i-lisan-i-osmanli/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hayli</title>
		<link>http://dilbilgisi.alivesitesi.com/hayli/</link>
		<comments>http://dilbilgisi.alivesitesi.com/hayli/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Apr 2008 03:22:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kelime Hazinesi]]></category>

		<category><![CDATA[Söz Dağarcığı]]></category>

		<category><![CDATA[ingilizce]]></category>

		<category><![CDATA[hayli ne demek]]></category>

		<category><![CDATA[ingilizce blog]]></category>

		<category><![CDATA[ingilizce dersleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dilbilgisi.alivesitesi.com/hayli/</guid>
		<description><![CDATA[İngilizcemi hayli unutmuşum. Bu cümlemdeki “hayli” sözcüğünden ne anladınız? Yani “epey” veya yüksek derecede, hatırı sayılır miktarda gibi anlamları var.
&#8220;Hava bi hayli soğudu..&#8221;
Türk Dil Kurumu online sözlük “hayli” için ne diyor:
Dilimize Arapçadan geçmiş. Dilimizde “çok” ve “oldukça” anlamlarında kullanılıyormuş. O kadarını ben de biliyorum. Bütün açıklama bu kadar.
I’ve highly forgotten my English. Bu cümlede de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İngilizcemi hayli unutmuşum. Bu cümlemdeki “hayli” sözcüğünden ne anladınız? Yani “epey” veya yüksek derecede, hatırı sayılır miktarda gibi anlamları var.<br />
&#8220;Hava bi hayli soğudu..&#8221;</p>
<p>Türk Dil Kurumu online sözlük “hayli” için ne diyor:<br />
Dilimize Arapçadan geçmiş. Dilimizde “çok” ve “oldukça” anlamlarında kullanılıyormuş. O kadarını ben de biliyorum. Bütün açıklama bu kadar.</p>
<p>I’ve highly forgotten my English. Bu cümlede de “hayli” var (highly). İşin ilginç tarafı, telaffuzu da manası da dilimizdeki “hayli” ile aynı. <img src='http://dilbilgisi.alivesitesi.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /><br />
Bu kelime dilimize TDK’nun dediği gibi Arapçadan mı geçti yoksa İngilizceden mi?<br />
Yoksa İngilizceye de mi Arapçadan geçti?! Araştırdım. Öz İngilizce bir sözcükmüş.</p>
<p>Neyse. Aslında burada İngilizcemi hayli unutmuş olmamın etkisiyle iki yeni sitecik açtığımı anlatacaktım.<br />
Birincisi: İngilizce dersleri. <strong><a href="http://ingilizce.alivesitesi.com/" title="ingilizce geniş kapsamlı Türkçe açıklamalı dersler">&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;</a></strong> Bu derslerde amaç İngilizce öğretmek değil, İngilizce öğrenenlere ciddi anlamda yardımcı olmak ama sonuçta aynı şey olacak.<br />
İkincisi: İngilizce blog. <a href="http://istanbul.alivesitesi.com/" title="ingilizce blog"><strong>&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;</strong></a> Normal bir blogda nasıl ıvır zıvır abur cubur yazılar oluyorsa o tür yazılarımın olacağı İngilizce bir blog. Blog ve site uğraşılarımda hızımı alamadım dünyaya açılmaya karar verdim sonunda.<br />
Hayırlı uğurlu olsun. <img src='http://dilbilgisi.alivesitesi.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dilbilgisi.alivesitesi.com/hayli/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Cümlede öğelerin yer değiştirmesi</title>
		<link>http://dilbilgisi.alivesitesi.com/cumlede-ogelerin-yer-degistirmesi/</link>
		<comments>http://dilbilgisi.alivesitesi.com/cumlede-ogelerin-yer-degistirmesi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Apr 2008 21:39:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Dilbilgisi]]></category>

		<category><![CDATA[cümlede kelimelerin yerini değiştirmek]]></category>

		<category><![CDATA[cümlenin öğeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dilbilgisi.alivesitesi.com/index.php/cumlede-ogelerin-yer-degistirmesi/</guid>
		<description><![CDATA[Türkçede cümlenin öğelerinin yerini değiştirmek genelde cümlenin anlamını değiştirmiyor. Sadece vurgulanan öğelerde değişiklik oluyor. Ama bu her zaman böyle değildir.
Fotoğraf ziyaretçi çekiyor: Bir resim sergisindeki veya internette bir sitede bulunan bir fotoğraf için bu söylenebilir.
Ziyaretçi fotoğraf çekiyor: Bir sergideki bir ziyaretçinin fotoğraf çekmesi için…
Fotoğraf ziyaretçi çekiyor.
Ziyaretçi fotoğraf çekiyor.
Birinci cümlede fotoğraf özne, ziyaretçi nesnedir. İkinci cümlede [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkçede cümlenin öğelerinin yerini değiştirmek genelde cümlenin anlamını değiştirmiyor. Sadece vurgulanan öğelerde değişiklik oluyor. Ama bu her zaman böyle değildir.</p>
<p>Fotoğraf ziyaretçi çekiyor: Bir resim sergisindeki veya internette bir sitede bulunan bir fotoğraf için bu söylenebilir.<br />
Ziyaretçi fotoğraf çekiyor: Bir sergideki bir ziyaretçinin fotoğraf çekmesi için…</p>
<p>Fotoğraf ziyaretçi çekiyor.<br />
Ziyaretçi fotoğraf çekiyor.<br />
Birinci cümlede fotoğraf özne, ziyaretçi nesnedir. İkinci cümlede tam tersi.<br />
Her iki cümlede aynı olan yüklemin (“çekmek” fiilinin) yeri değişmiyor ama anlamı değişiyor.</p>
<p>Bu örneklerden ne anlıyoruz?<br />
Nesne eğer herhangi bir ek almamışsa özne ile yer değiştirdiğinde nesne özne olur. Özne de nesne olur.<br />
Örnek:<br />
İnsan köpek sever.<br />
Köpek insan sever.</p>
<p>Peki nesne ek alırsa:<br />
Ali köpeği sevdi.<br />
Köpeği Ali sevdi.</p>
<p>Bu örnekte görüldüğü gibi özne ve nesne birbirlerinin yerini alsalar yine özne ve nesne olarak kalırlar. Özellikleri değişmez.<br />
Birinci cümlede vurgulanan nesne ve yüklemdir. İkinci cümlede vurgulanan sadece öznedir.</p>
<p>Benzer bir örnek daha:<br />
Annem çamaşırları yıkadı.<br />
Çamaşırları annem yıkadı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dilbilgisi.alivesitesi.com/cumlede-ogelerin-yer-degistirmesi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Dilimiz Bozuluyor</title>
		<link>http://dilbilgisi.alivesitesi.com/dilimiz-bozuluyor/</link>
		<comments>http://dilbilgisi.alivesitesi.com/dilimiz-bozuluyor/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 01 Mar 2008 16:56:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Hatalı Dil Kullanımları]]></category>

		<category><![CDATA[Yazım Hataları]]></category>

		<category><![CDATA[çoğul eki]]></category>

		<category><![CDATA[devrik cümle]]></category>

		<category><![CDATA[herkes]]></category>

		<category><![CDATA[sayı sıfatları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dilbilgisi.alivesitesi.com/index.php/dilimiz-bozuluyor/</guid>
		<description><![CDATA[Dilimizin bozulmasına neden olan şeylerin başında insanımızın kendi ana dili hakkında yeterli eğitim almamış olması geliyor. Ben de zaman zaman yazılarımda dil kullanım hataları yapıyorum. Son zamanlarda daha duyarlı oldum. Eski hataları &#8220;bildiğim ve yapabildiğim kadarıyla&#8221; tekrarlamamaya çalışıyorum.
Blogcuların yazılarında sık rastladığım hatalar:
1- Gereksiz yere devrik cümle kullanıldığı çok. Devrik cümle ancak gerektiği zaman kullanılmalıdır. Cümlede [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dilimizin bozulmasına neden olan şeylerin başında insanımızın kendi ana dili hakkında yeterli eğitim almamış olması geliyor. Ben de zaman zaman yazılarımda dil kullanım hataları yapıyorum. Son zamanlarda daha duyarlı oldum. Eski hataları &#8220;bildiğim ve yapabildiğim kadarıyla&#8221; tekrarlamamaya çalışıyorum.</p>
<p>Blogcuların yazılarında sık rastladığım hatalar:</p>
<p>1- Gereksiz yere <span style="color: #ff0000;">devrik cümle</span> kullanıldığı çok. Devrik cümle ancak gerektiği zaman kullanılmalıdır. Cümlede vurgulamak istediğimiz kelimeye göre bunu yapabiliriz. Ama yazı yazma esnasında, bir cümle kurup kelimeleri sırayla yazarken bir kelimeyi son anda hatırlayıp en sona yazmak uygun olmaz. Üşenmeyip cümle içindeki uygun yere yazmak gerekir.</p>
<p>2- <span style="color: #ff0000;">Çoğul ekleri</span>ni isim türü kelimelerde ve fiil çekimlerinde kullanırız. Fiil çekimlerinin çoğul yapılmasında çok sık hata yapıyoruz. Konuşma dilimizde neredeyse hiç yapmadığımız bu hata yazı dilini kullanırken sıkça yapılıyor. Blogcuların yazılarını okuyorum görüyorum ki herkes birbirinden görüp aynı hatayı benimsiyor.</p>
<p>Yanlış örnek: Almanlar çok bira içiyorlar.<br />
Cümlede özne var ve çoğul. Bu durumda fiile çoğul eki koyulmaz. Bu cümle şu şekilde olmalıydı: &#8220;Almanlar çok bira içiyor.&#8221;<br />
Doğru örnek: Almanlar buraya sık gelir. Çok bira içiyorlar.<br />
Cümlede özne yoksa, gizli özne çoğul ise fiile çoğul eki koymak gerekir.</p>
<p>Bir cümlede özne çoğul ise fiil çoğul eki almaz. Ama cümlede özne yoksa (dolayısıyla <span style="color: #ff0000;">gizli özne</span> vardır) bu durumda gizli özne çoğul ise fiil <span style="color: #ff0000;">çoğul eki</span> alır.</p>
<p>3- <span style="color: #ff0000;">Herkes</span>: Tekil bir kelimedir ama nedense bazılarımız bunu çoğul sanıyor.<br />
“Herkes sıraya giriyorlar” derken iki hata birden yapılıyor. Birincisi “herkes” çoğul değildir, ikincisi “herkes” çoğul olsa bile cümlede çoğul özne varken fiile çoğul eki getirilmez.</p>
<p>4- Cümlede <span style="color: #ff0000;">sayı ve miktar bildiren sıfatlar</span> varsa, o bahsedilen varlıklar çoğul halde kullanılmamalıdır.<br />
Yanlış örnek:  Orada çok sandalyeler vardı.<br />
Doğrusu: Orada çok sandalye vardı.</p>
<p>Dilimizi yanlış kullanarak bozduğumuza dair çok örnek var. Saymakla bitmez.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dilbilgisi.alivesitesi.com/dilimiz-bozuluyor/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Çinli Görevlilere Ömür Boyu Hapis Cezası</title>
		<link>http://dilbilgisi.alivesitesi.com/cinli-gorevlilere-omur-boyu-hapis-cezasi/</link>
		<comments>http://dilbilgisi.alivesitesi.com/cinli-gorevlilere-omur-boyu-hapis-cezasi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Feb 2008 07:53:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[ingilizce]]></category>

		<category><![CDATA[Çeviri Dersleri]]></category>

		<category><![CDATA[cezaya çarptırmak ingilizce]]></category>

		<category><![CDATA[ingilizcede mahkeme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dilbilgisi.alivesitesi.com/index.php/cinli-gorevlilere-omur-boyu-hapis-cezasi/</guid>
		<description><![CDATA[Three people have been sentenced to life in prison by a Chinese court for their roles in a mine explosion that killed 105 people last year.
 BBC haber sitesinden aldığım bu uzun cümle nasıl Türkçeye çevrilir? Ya aynen uzun bir cümle olarak ya da içindeki yan cümlecikleri ayırarak çevirebiliriz.
Hangisini niçin tercih edelim?
Çeviri yaparken şunlar göz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><font color="#008000"><strong>Three people have been sentenced to life in prison by a Chinese court for their roles in a mine explosion that killed 105 people last year.</strong></font></p>
<p> BBC haber sitesinden aldığım bu uzun cümle nasıl Türkçeye çevrilir? Ya aynen uzun bir cümle olarak ya da içindeki yan cümlecikleri ayırarak çevirebiliriz.</p>
<p>Hangisini niçin tercih edelim?<br />
Çeviri yaparken şunlar göz önünde bulundurulmalı:<br />
1- O kişi bu sözleri Türkçe söyleseydi nasıl cümle kurardı?<br />
2- Aynı şeyi ben kendi dilimde anlatsaydım nasıl anlatırdım?</p>
<p>Üç ayrı şekilde tercüme etmeye çalıştım:</p>
<p>1- Geçen yıl 10 kişinin öldüğü maden ocağı patlamasındaki rolleri için üç kişi Çin&#8217;deki bir mahkeme tarafından ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.<br />
2- Çin&#8217;de üç kişi ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Geçen yıl bir maden ocağı patlamasında 105 kişi ölmüştü. Bu üç kişi ölümlerden sorumlu bulundu.<br />
3- Bir Çin mahkemesi geçen yıl bir maden ocağı patlamasında 105 kişinin ölümüne sebebiyet verdikleri için üç kişiyi ömür boyu hapis cezasına çarptırdı.</p>
<p>İkinci örnekte &#8220;bir Çin mahkemesi&#8221; kelimeleri kullanılmadı. Resmî cezaların zaten devletin mahkemeleri tarafından verildiğini herkes bildiği için bu üç kelimeyi çeviride kullanmayı gerek görmedim.</p>
<p>Üçüncü örnekte çatı değişikliği var. İngilizcesinde edilgen çatıda iken burada çatısı etken oldu. Gerekirse çevirilerde bu yapılabilir. Üçüncü örnek ayrıca Türkçemizin zaman çekimi kiplerinin netliği uygun olmadığı için manayı net yansıtamıyor. O kişilere verilen ceza şimdi mi yoksa geçen yıl mı verildi? İşte bütün bunlara dikkat edilmelidir.</p>
<p>Haber yazılarında İngilizcede derece derece olayın anlatılması vardır. Tercüme ederken bunlara &#8220;aynen&#8221; uyulması çok fazla gerekmez. İngilizler önce haber başlığının çok çarpıcı ve dikkat çekici olmasını amaçlar. Sonra ilk paragrafta punto harflerle veya esas yazıdan değişik tarzda harflerle olay çok kısaca anlatılır. Bu anlatım öyle bir şekilde olmalıdır ki, okuyucu buradan haberin özünü anlasın ve devamını okuyup okumayacağına karar versin. Sonraki paragraflarda ise olay detaylarıyla anlatılır.</p>
<p class="MsoNormal">İngilizcede haber başlıkları özenle seçilir. En çarpıcı kelimeleri seçmek çok önemlidir. O kelimeler haberdeki olayla tam uyumlu olmayan kelimeler bile olabilir.<br />
Bu çevirdiğim örnek cümle, başlıktan sonraki kısa bilgi idi.<br />
Başlık ise: &#8220;Life sentences for China officials&#8221;<br />
&#8220;Çinli Görevlilere Ömür Boyu Hapis Cezası&#8221; diye çevrilebilir. Ben &#8220;Çinli Görevliler&#8221; diye çevirirken İngilizcesinde &#8220;Çin Görevlileri&#8221; denmiş.</p>
<p class="MsoNormal">Burada &#8220;<font color="#ff0000">official</font>&#8221; görevli anlamında ama aslında üst düzeyde ve büyük pozisyonlardaki görevliler için kullanılan bir kelimedir. Aynı kelime sıfat olarak &#8220;resmî&#8221; anlamına da gelir.<br />
<font color="#ff0000"> sentence</font>: (Kanunen) cezaya çarptırmak demek olup ayrıca bir dil bilgisi terimi olarak &#8220;cümle&#8221; demektir.<br />
<font color="#ff0000"> court</font>: mahkeme<br />
<font color="#ff0000">mine</font>: maden ocağı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dilbilgisi.alivesitesi.com/cinli-gorevlilere-omur-boyu-hapis-cezasi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>İngilizce Sözlük</title>
		<link>http://dilbilgisi.alivesitesi.com/ingilizce-sozluk/</link>
		<comments>http://dilbilgisi.alivesitesi.com/ingilizce-sozluk/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 17 Feb 2008 23:40:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Dil Öğrenmek]]></category>

		<category><![CDATA[ingilizce]]></category>

		<category><![CDATA[bir kelimenin 30 dilde karşılığı]]></category>

		<category><![CDATA[en iyi ingilizce sözlük]]></category>

		<category><![CDATA[online sözlük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dilbilgisi.alivesitesi.com/index.php/ingilizce-sozluk/</guid>
		<description><![CDATA[ İnternette online (çevrim içi) ingilizce sözlük arayanlar için:
O sadece bir sözlük değil her şey.
İngilizcesi orta düzeyin üzerinde olanlar için eşsiz bir sözlük olduğu gibi artık az ingilizce bilenlere de faydalı yönleri var.
Hatta İngilizce konusunda diğer sözlüklere ihtiyaç bırakmıyor.
dictionary.com 
Herkese önemle tavsiye ederim. Ayrıca her kelimenin 30 ayrı dildeki karşılığnı da veriyor.
Devamını okuyun:  &#62;&#62;&#62;&#62;&#62;
&#160;
&#160;
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> İnternette online (çevrim içi) ingilizce sözlük arayanlar için:</p>
<p>O sadece bir sözlük değil her şey.</p>
<p>İngilizcesi orta düzeyin üzerinde olanlar için eşsiz bir sözlük olduğu gibi artık az ingilizce bilenlere de faydalı yönleri var.</p>
<p>Hatta İngilizce konusunda diğer sözlüklere ihtiyaç bırakmıyor.</p>
<p><a href="http://dictionary.reference.com/" target="_blank" title="dictionary.com"><strong>dictionary.com </strong></a></p>
<p>Herkese önemle tavsiye ederim. Ayrıca her kelimenin 30 ayrı dildeki karşılığnı da veriyor.</p>
<p>Devamını okuyun:  <a href="http://www.alivesitesi.com/index.php/sozluk-deyince/" title="ingilizce sözlük"><strong>&gt;&gt;&gt;&gt;&gt;</strong></a></p>
<p align="left">&nbsp;</p>
<p align="left">&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dilbilgisi.alivesitesi.com/ingilizce-sozluk/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Silahlı Saldırı</title>
		<link>http://dilbilgisi.alivesitesi.com/silahli-saldiri/</link>
		<comments>http://dilbilgisi.alivesitesi.com/silahli-saldiri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 Feb 2008 00:33:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[ingilizce]]></category>

		<category><![CDATA[Çeviri Dersleri]]></category>

		<category><![CDATA[gunman]]></category>

		<category><![CDATA[present prefect tense]]></category>

		<category><![CDATA[shooting]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dilbilgisi.alivesitesi.com/index.php/silahli-saldiri/</guid>
		<description><![CDATA[İngilizce - Türkçe çeviri çalışmalarımın ilkine başlıyorum. Aldığım İngilizce yazıların her biri İngilizlere ya da Amerikalılara ait olacak.  Bugünkü ilk örnek cümleyi BBC internet haber sayfalarından aldım. Bu cümle habercilik diline mahsustur.
A gunman has opened fire on students at a university near Chicago in the United States, wounding at least 15 people.
Silahlı bir saldırgan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İngilizce - Türkçe çeviri çalışmalarımın ilkine başlıyorum. Aldığım İngilizce yazıların her biri İngilizlere ya da Amerikalılara ait olacak.  Bugünkü ilk örnek cümleyi BBC internet haber sayfalarından aldım. Bu cümle habercilik diline mahsustur.</p>
<p><font color="#3366ff"><strong>A gunman has opened fire on students at a university near Chicago in the United States, wounding at least 15 people.</strong></font></p>
<p><font color="#339966"><strong>Silahlı bir saldırgan ABD&#8217;de Şikago yakınlarında bir üniversitede öğrenciler üzerine ateş açtı. En az 15 kişi yaralandı.</strong></font></p>
<p>&#8220;Silahlı bir saldırgan&#8221; mı yoksa &#8220;Bir silahlı saldırgan&#8221; mı olacak?  Doğrusu elbette birincisidir. Çevirilerde İngilizcenin etkisinde kalıp Türkçemizin kurallarını ihlal etmeyelim.</p>
<p><u>Gunman:</u> İngilizcede bu sözcük &#8220;insanları soymak veya öldürmek için silah kullanan kişi&#8221; demektir.</p>
<p><u>.. has opened fire:</u>  &#8220;Ateş açtı&#8221; anlamında.<br />
Neden burada <em>present perfect tense</em> kullanılmış? Olayın ve haberin yeni olduğu, daha sonra daha kesin bilgilerle tekrar verilebileceği için olabilir. Olay yeni. Geçmiş zaman zarfı kullanılmamış. Yani &#8220;dün, bu sabah, geçen hafta&#8221; gibi zarflar kullanılmamış. Bu zarflar &#8220;simple past tense&#8221; ile kullanılır. Buradan geçmiş zaman zarfı kullanmadan <em>simple past tense</em> kullanılamaz diye bir sonuç çıkarmayınız.</p>
<p><u>&#8230;, wounding at least 15 people:</u> &#8220;En az 15 kişiyi yaralayan&#8221; veya &#8220;en az 15 kişi yaralanarak / kişiyi yaralayarak&#8221; şeklinde çevirip cümleyi ingilizcedeki gibi uzatmaktansa &#8220;En az 15 kişi yaralandı.&#8221; şeklinde ayrı bir cümle halinde çevirmek daha uygun olur. Çünkü her ulusun kendine has dil kullanım özellikleri vardır. Çeviri yaparken kaynak dili tıpatıp kopyalarcasına hareket etmek yanlıştır.</p>
<p>Başlıktaki &#8220;silahlı saldırı&#8221;nın İngilizcesi: <u>The shooting</u></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dilbilgisi.alivesitesi.com/silahli-saldiri/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Televizyonun Konuşma Dilimize Etkisi</title>
		<link>http://dilbilgisi.alivesitesi.com/televizyonun-konusma-dilimize-etkisi/</link>
		<comments>http://dilbilgisi.alivesitesi.com/televizyonun-konusma-dilimize-etkisi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Feb 2008 19:20:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Dilde ilginç Kullanımlar]]></category>

		<category><![CDATA[Hatalı Dil Kullanımları]]></category>

		<category><![CDATA[Konuşma Dilimiz]]></category>

		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>

		<category><![CDATA[Dizi filmlerimizdeki türkçe]]></category>

		<category><![CDATA[televizyonun dilimize etkisi]]></category>

		<category><![CDATA[ve bağlacı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dilbilgisi.alivesitesi.com/index.php/televizyonun-konusma-dilimize-etkisi/</guid>
		<description><![CDATA[ 
Televizyon dizilerimizde konuşma dilimizin doğal halinden çok uzak kullanıldığını görüyorum.
Bazı dizilerde farklı Anadolu ve Balkan Türkçe aksanlarını doğal konuşulduğu gibi gerçekleştirmeye özen gösterdikleri halde konuşmalardaki cümle yapısında ve halkın kullandığı deyimlerde büyük dengesizlikler yapılıyor.
 
“Allah” kelimesinden tiksiniyorlar mıdır bilmiyorum ama “inşallah” yerine “umarım” kullanılıyor. Hiçbir Anadolu köylüsü umarım demez. Örneğin Doğu Karadeniz aksanını güya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">Televizyon dizilerimizde konuşma dilimizin doğal halinden çok uzak kullanıldığını görüyorum.<br />
Bazı dizilerde farklı Anadolu ve Balkan Türkçe aksanlarını doğal konuşulduğu gibi gerçekleştirmeye özen gösterdikleri halde konuşmalardaki cümle yapısında ve halkın kullandığı deyimlerde büyük dengesizlikler yapılıyor.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">“Allah” kelimesinden tiksiniyorlar mıdır bilmiyorum ama “inşallah” yerine “umarım” kullanılıyor. Hiçbir Anadolu köylüsü umarım demez. Örneğin Doğu Karadeniz aksanını güya becerebilmek için ellerinden geleni yaparlarken o rolleri canlandıranlara “inşallah” demeyi yasaklamışlar. Bu da o dizilerdeki konuşma dilinin yapmacık görünmesini ve soğuk algılanmasını getiriyor. Ayrıca dizilerin çoğunda “Allah” demek yasaktır; Tanrı demeleri zorunludur. Bir yandan doğal konuşma biçimlerini dizilerde esas almaya çalışırken bir yandan tiksindirici bir yapaylık içindeler. Allah lafzı konuşma dilimizde çok kullanıldığı gibi pek çok deyimlerimizde ve atasözlerimizde de yaygın olarak vardır.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">Bir başka örnek “ve” bağlacının kullanılması:<br />
Biz Türkler konuşma dilimizde “ve” bağlacını hiç kullanmayız. Yazı dilimize mahsus bir bağlaçtır. Ve bağlacı dilimize Arapçadan geçmiş, Osmanlıca yazı dilinin bir unsuru olduktan sonra dilimize iyice yerleşmiştir.<br />
Konuşurken onun yerine “ile” bağlacını kullanırız.<br />
Örnekler:<br />
- Ahmet’le Kenan gelmedi.<br />
- Tuzla ekmek almayı unutma.<br />
Televizyon dizilerinde ise ve bağlacı sanki konuşma dilimizin bir unsuruymuş gibi sık kullanılır.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">Dizi filmlerdeki konuşmaları yazan senaristler İngilizcenin etkisinde kalarak cümle kuruyor. Bu etki dublajlı Amerikan filmlerindeki Türkçe tercümelerde daha yoğundur ve bir ölçüde normal karşılanabilir. Ama Türk dizi filmlerinde konuşma dilimizin İngiliz dilinin gölgesinde olması üzülmemiz gereken bir gerçek. Yeri gelmişken bu senaristleri şiddetle kınıyorum.</p>
<p class="MsoNormal"><o:p> </o:p></p>
<p class="MsoNormal">İngilizce tercümelerin dilimize olan etkilerinin hiç mi faydası yok?<br />
İngilizler hoşa gitmeyecek sözleri direkt kullanmaktansa sözü biraz uzatarak manayı yumuşatma alışkanlığına sahiptir. Son zamanlarda sıradan insanlarımızın bile televizyondan etkilenerek aynı şeyi yaptıklarına sıkça şahit oluyorum.</p>
<p class="MsoNormal">Örnekler:<br />
<u>Türk usulü:</u><span>                                                                   </span><span>       </span><span>    </span><span>            </span><span> </span><u>İngiliz usulü:</u><br />
Çok pahalı!<span>                                                                  </span><span>  </span><span>     </span><span>    </span><span>  </span><span>         </span><span>      </span>Pek ucuz değil.<br />
Şimdi müsait değilim.<span>                                       </span>Şu an çok uygun olduğum söylenemez.<br />
Çok cimri biridir.<span>                                                              </span>Pek eli açık sayılmaz.<br />
Annem çok hasta.<span>                 </span>Annem pek iyi değil.</p>
<p class="MsoNormal">Bu örneklerdekilere benzer yeni konuşma alışkanlıklarımız güzel. Konuşma dilimize yepyeni bir canlılık ve zarafet kazandırdı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dilbilgisi.alivesitesi.com/televizyonun-konusma-dilimize-etkisi/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Öz Türkçe kelimeler yabancı kelimelerden nasıl ayrılır?</title>
		<link>http://dilbilgisi.alivesitesi.com/oz-turkce-kelimeler-yabanci-kelimelerden-nasil-ayrilir/</link>
		<comments>http://dilbilgisi.alivesitesi.com/oz-turkce-kelimeler-yabanci-kelimelerden-nasil-ayrilir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Feb 2008 00:13:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ali</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Dilbilgisi]]></category>

		<category><![CDATA[Dilin Tekniği]]></category>

		<category><![CDATA[Türkçe]]></category>

		<category><![CDATA[türkçede kelime özellikleri]]></category>

		<category><![CDATA[türkçeden yabancı kelime ayrımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dilbilgisi.alivesitesi.com/index.php/oz-turkce-kelimeler-yabanci-kelimelerden-nasil-ayrilir/</guid>
		<description><![CDATA[Dilimize özgü bazı özellikler vardır. Bunları kural olarak düşünürsek, bazı yabancı kelimeleri kolaylıkla ayırabiliriz.
1- Dilimizde içinde J olan kelime yoktur: jandarma, jilet, Jale, jimnastik..

2- H de yoktur: hediye, ahbap, zahmet, hayat, hayvan, hal, bahşiş, bahçe, hak, hüküm, hakim, hibe, hoş, her, …
3- Kelime başında R bulunmaz: Remzi, roman, raptiye, razı, …..
4- Kelime başında L de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Dilimize özgü bazı özellikler vardır. Bunları kural olarak düşünürsek, bazı yabancı kelimeleri kolaylıkla ayırabiliriz.</p>
<p class="MsoNormal">1- Dilimizde içinde J olan kelime yoktur: jandarma, jilet, Jale, jimnastik..<br />
<o:p></o:p></p>
<p class="MsoNormal">2- H de yoktur: hediye, ahbap, zahmet, hayat, hayvan, hal, bahşiş, bahçe, hak, hüküm, hakim, hibe, hoş, her, …</p>
<p class="MsoNormal">3- Kelime başında R bulunmaz: Remzi, roman, raptiye, razı, …..</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>4- </o:p>Kelime başında L de bulunmaz: Limon, lamba, loş, leğen, lake, lif, leblebi, …</p>
<p class="MsoNormal"><o:p>5- </o:p>İki sesli harf yan yana olmaz: saat, ziraat, aile, saadet, …</p>
<p class="MsoNormal">6- Hece sonunda iki sessiz harf yan yana olmaz: aşk, rest, tarz, risk, şirk, sert, abdest, …</p>
<p class="MsoNormal">7- İki sessiz harfle başlayan kelimeler de yabancı kökenlidir: stad, spor, klasik, tren, …</p>
<p class="MsoNormal">8- Dilimizde sesli harf uyumu vardır. Yani hem ince sesli harf (e, i, ö, ü) hem kalın sesli harf (a, ı, o, u) aynı kelime içinde bulunmaz. Bu uyumun olmadığı kelimeler öz Türkçe değildir: minare, cami, sandalye, kanepe, divan, asker, fakir, kitap, kalem, vicdan, …</p>
<p class="MsoNormal">Benim eksik bıraktığım kurallar elbette vardır. Ekleyeceği bir şey olan kişiler aşağıya yazabilirler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dilbilgisi.alivesitesi.com/oz-turkce-kelimeler-yabanci-kelimelerden-nasil-ayrilir/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
